Elektrik Elektronik Teknolojisi Alanı Temrinleri

 
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz

Son İletiler

Sayfa: 1 2 [3] 4 5 ... 10
21
Arduino Genel / 33. Arduino IDE Dark Theme (Qara tema)
« Son İleti Gönderen: Hasan ERTÜRK 03 Ocak 2019, 10:17:40 »
Arduino idesinin göz yorucu temasından sıkılanlar için bir alternatif.

Kurulum için işlem basamakları:
1. github.com sitesinden ya da konu ekinden temayı indirin.

2. Arduinonun default (varsayılan) teması C:\Program Files (x86)\Arduino\lib yolunda theme isimli klasörde bulunur. Bu klasörün ismini değiştirin. örneğin theme_eski gibi.

3. İndirmiş olduğunuz zipli dosyayı masa üstüne çıkarın. DarkArduinoTheme-master isimli klasörün içindeki theme isimli klasörü C:\Program Files (x86)\Arduino\lib içerine bırakın.

Tema değişimi tamamlandı. Güle güle kullanın.

 
22
Genel sohbet / Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz Sesli Komut Muciti
« Son İleti Gönderen: Hasan ERTÜRK 02 Ocak 2019, 13:03:11 »
Hikaye 1936 yılında Denizli´nin Acıpayam ilçesinde görevli öğretmenlerin pikniğe gitmeleriyle başlıyor.

Öğretmenler piknik yaparken keçilerini otlatan küçük bir çoban çocukla karşılaşır. Çobanı yanlarına davet edip çay ikram ederler ve ismini sorarlar.

Küçük çoban ürkek bir sesle cevap verir: Hüseyin...

Hüseyin’e öğretmenler yanlarındaki gazeteyi verip okumasını isterler. O tarihlerde okuma yazma bilenlerin sayısı o kadar azdır ki... Okuma öğrenenlerin diplomaları bizzat valiler tarafından imzalanır...

Hüseyin okuma bilmediği için gazeteyi eline almayı kabul etmez...

Öğretmenler bu kez yaşını ve neden okula gitmediğini sorar...

12 diye cevap verir ve ekler: 3 yaşımda annemi kaybettim, 11´imde de babamı...

Hüseyin ile süre sohbet eden öğretmenler, çocuğun aslında çok zeki olduğunun farkına varırlar. Mutlaka okuması gerektiğini tembih ederler...

Hüseyin, karşılaştığı öğretmenlerin verdiği destek ve heyecanla Denizli’de parasız yatılı okumaya başlar.

Bir süre sonra katıldığı bir matematik yarışmasında Hüseyin’e bir kitap hediye edilir. Hüseyin kitabı bir gecede bitirir.

Ertesi gün Fen Bilgisi öğretmenine gider, "Bu kitapta eksiklik var” der...

Öğretmen şaşırır. Çünkü Hüseyin’in bahsettiği eksiklik, Görecelilik Teorisi hakkındadır. Söz konusu teorinin önemli bir parçasının kitapta olmadığını fark etmiştir Hüseyin.

Fen öğretmeni konuyu İTÜ´nde kendi hocası olan rahmetli fizik profesörü Nusret Kürkçüoğlu’na mektup yazarak iletir. Nusret hocadan şu yanıt gelir: “Hüseyin liseyi bitirince İstanbul Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği´ne gelsin”

Ve Hüseyin mezun olunca İstanbul Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği´ne gider. Denizlili öksüz ve yetim çoban Hüseyin, orada da birtakım çalışmalar yapar ve çalışmalarını hocaları anlayamaz. Hocalarından biri, "Bu çalışmalarını bilse bilse Amerika Boston´daki Massachusetts Teknoloji Enstitüsü´nde (MIT) görevli Prof. Dr. Morse bilir´ deyip mektupla ona gönderir.

Prof. Morse’dan da şöyle bir cevap gelir: “Hüseyin’in bu yaptığını 5 sene önce bir grup buldu, ama bunu Hüseyin’in tek başına bulması olağanüstü bir şey. Biz Hüseyin’in tüm masraflarını karşılayacağız, Amerika’ya gelsin”

Yıl 1952... Hüseyin yüksek elektrik mühendisi olmuştur. Anne baba yok. Köyünün insanları son derece fakir. Bir gazete kampanya yapar ve toplanan parayla Hüseyin Amerika´ya giden bir gemiye bindirilir.

Hüseyin, MIT’te Prof Morse’un karşısına geçer. Morse, Hüseyin’in tez hocası olacak ama Hüseyin’in İngilizcesi de iyi değil. Anlayamıyor pek Morse’un dediklerini. Hocasına “Write on the blackboard” der. Prof. Morse da Hüseyin’in tez konusu olacak konuyu tahtaya yazar ve Hüseyin de bunu defterine geçirip üniversiteden ayrılır.

MIT’te genelde tez konuları 5 senede, 9 senede bitirilebiliyor olmasına rağmen Hüseyin çalışmasını 3 ay sonra bitirip hocasının karşısına çıkar. Morse birkaç gün sonra tezi inceleyip Hüseyin’i çağırır. “Senin tezin bitti. Ancak burası MIT. Biz burada böyle hemen doktora diploması veremeyiz. Sen git istediğin dersleri al, 2 sene sonra gel” der.

Hüseyin 2 sene sonra doktorasını alıp bu kez Princeton Üniversitesi´ne gider. Orada ünlü fizikçi Albert Einstein ile birlikte çalışır.

Birkaç yıl sonra Boston’a geri dönüp icatları destekleyen bir firmada çalışmaya başlar. Burada bilgisayarlar ile konuşmanın onlara talimat vermeye yönelik projeler yürütür. Sesle kumanda edilen bilgisayarı ilk defa 1960’ların başında Hüseyin Yılmaz yapar.

1958 yılında, çalışmalarını yakından takip ettiği Albert Einstein’in kendisi kadar ünlü fonksiyon teorisinde eksikler tespit eder ve bunu bir mektupla kendisine bildirir. Ancak mektup ulaşmadan Einstein ölür.

Yılmaz, bu hatayı ünlü bir bilim dergisinde yayımlayınca akademik dünyada adeta kıyamet kopar. Bilim dünyası ikiye bölür ve Einstein’in kuramına karşı Yılmaz kütle çekim kuramı da literatüre girer. 27 Ocak 2013´te ise ABD´de vefat eder.

Bugün dünyada çok popüler olarak kullanınan Siri, Google Now, Cortana gibi bütün programlardaki sesli komut sistemin mucidi Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz´dır.

Hikayenin Amerika'da bitmesi ve büyük bir değerimizi beyin göçü olarak kaptırmak üzücü....

kaynak: http://elektrikelektronikegitimi.blogspot.com/2018/12/coban-huseyin-carpc-egitim-hikayesi.html
23
Son dönemde Arduino konusunda bir kitap yazmış olmam hem de bu konuda arkadaşlarımızla beraber yaptığımız çalışmalar nedeniyle Arduino konusunda anılan kişilerden birisi oldum. Yaptığım paylaşımlarda da sık sık Arduino’ya yer veriyorum. Gözlemlediğim bazı şeyler sonucu bu yazıyı yazmaya karar verdim. Başlık biraz şaşırtıcı olabilir ama özellikle mühendislik bölümlerinde okuyan arkadaşları bazı konularda uyarmam gerekiyor.

Gömülü sistemler genel olarak çok geniş bir alan. Daha önce bu konuda yazılarım da var, onları inceleyebilirsiniz. Arduino ise bu geniş alanda kolayca oynanabilecek güzel bir “oyuncak”.  Burada oyuncak kelimesini küçümseme amacıyla değil birçok projeyi kolay ve eğlenceli şekilde gerçekleştirmenizi sağlayan bir araç olarak kullanıyorum. Dolayısıyla Arduino ile projeler yapan arkadaşlar bu işlerin ne kadar “kolay” ve “zahmetsiz ” olduğunu düşünmeye başlayabilirler.

 


Arduino’nun tam olarak ne olduğunu biraz daha açalım: Arduino kartları üzerinde Atmel firmasının üretmiş olduğu Atmega serisi 8 bit mikrodenetleyiciler bulunuyor. PIC mikrodenetleyicilerle uğraşmış olan arkadaşlara, bu mikrodenetleyicilerin de PIC’ler ile aynı kategoride olduğunu söyleyebilirim. Bunun dışında Arduino donanımlarında başka özel bir komponent bulunmuyor. Kartlara göre farklılık göstermekle beraber bir başka 8 bit mikrodenetleyici de Arduino ile bilgisayar arasındaki USB iletişimi için kullanılıyor.

Arduino’yu bu kadar popüler kılan özelliklerinden “kolay kulanımı” oluşturan en büyük etken geliştirme ortamı. Geliştirme ortamı Processing Programlama dili/ortamına dayanıyor. Arka planda Atmega mikrodenetleyicileri için kullanılan GNU GCC derleyicisi ve derlenen programların mikrodenetleyiciye yüklenmesinde kullanılan AVR-Dude yazılımı bulunuyor. Geliştirme ortamı kodları derleyip kolayca mikrodenetleyiciye yüklemenizi sağlıyor. Arduino kütüphaneleri birçok işlemi donanım seviyesine inmeden yani mikrodenetleyicinin kaydedicileri üzerinde işlemler yapmaya gerek olmadan yapmanızı sağlıyor.

Buraya kadar Arduino’nun güzel yönlerinden bahsettik. Şimdi de bazı acı gerçeklere dönelim:

Arduino kütüphaneleri kullanarak yaptığınız işlemler doğrudan mikrodenetleyicinin kaydedicileri üzerinden yapacağını işlemlere göre çok daha yavaş olacaktır.
Birçok işlem kütüphane fonksiyonları ile “gizlendiğinden” işlerin arkasında dönenleri tam olarak göremezsiniz.
Mühendislik seviyesinde işler yapacaksanız olayların ayrıntılarına da hakim olmalısınız.
Kesmeler mikrodenetleyici programlamada en önemli konulardan olmakla beraber Arduino dünyasında çok az anılırlar. Bu konuyu iyice öğrenmelisiniz.
Arduino’nun kolaylığı sayesinde kısa sürede proje geliştirip “tamam ben gömülü sistemci oldum” hissine kapılabilirsiniz. Bu aldatıcı bir histir. İşin ayrıntılarını araştırdığınızda bu alanın “deniz derya” olduğunu göreceksiniz.
Son dönemde Arduino konusunda artan ilgiye karşı kendimi bu gerçekleri de paylaşmak zorunda hissettim. Özellikle elektronik mühendisliğinde okuyan arkadaşlar Arduino’nun “güzelliği”ne karşı dikkatli olmalılar. Eğer okulunuzda assembly diliyle işlemci mimarisi gibi dersler görüyorsanız sakın ola “neden bize bunları öğretiyorlar, ne gerek var?” diye düşünmeyin. Assembly ile gördükleriniz size temel mimari bilgileri daha iyi öğrenmenizi sağlayacaktır. İleride assembly dilini doğrudan kullanmasanız da temel açısından bu çok önemlidir.

Arduino Hakkında görüşlerimi paylaştığım videom:

<iframe width="640" height="385" src="//www.youtube.com/embed/j7rv_2ol2R8?fs=1&start=" frameborder="0" allowfullscreen></iframe>

kaynak: http://coskuntasdemir.net/muhendislik/muhendislik-ogrencileri-neden-arduino-kullanmamalisiniz.html
24
Arduino Öğreniyorum / Arduino mu? Pic mi?
« Son İleti Gönderen: Hasan ERTÜRK 31 Aralık 2018, 19:14:54 »
Birçok arkadaşın zihninde çalkalanmış bir soru olduğunu düşünüyorum, En azından en az bir defa bu soru kafalarından geçmiştir. Bu yazıda bunu değerlendirmeyi düşünüyorum. yada en azından fikirlerim paylaşmak istedim. Aslında Arduino ve Pic’i karşılaştırmak elma ile armut’u karşılaştırmak gibi abesle iştigaldir. Yani Arduino bişeydir Pic ise başka bişeydir. İsterseniz bunları biraz daha derinlemesine açıklayalım.

Tarihsel açıdan Pic, Arduino’nun babası sayılır yani Pic’ler Arduino’lardan yıllar yıllar önce elektronik sahnesinde boy göstermeye başladılar. Yada başka bir değişle Tüpler, Diyot/Transistörler, Entegreler, Mikroişlemciler derken Mikrodenetleyiciler ile karşı karşıya kaldık. Önceden devrelerin ne yapacağını tasarlardık Mikrodenetleyiciler ile entegrenin ne yapacağını tasarlar olduk. Hatta aynı Mikrodenetleyiciler yi defalarca programlayarak aynı elemanla birçok çeşitli işi yapabilir olduk. Şaka gibi tek bir entegreyi programlayarak yapılan devreler hem maliyeti düşürdü hem yerden tasarrufu sağladı hemde tasarım hızını baş döndürücü bir şekilde hızlandırdı. Özetle Picler elektronik dünyasında yada daha geniş anlamıyla Mikrodenetleyiciler adeta büyücü sihri gibi etki oluşturdular.

Picleri bu haliyle benzetme yapılacak olursak işlenmemiş ham altın gibiydi. Bu altını işlemeniz için birkaç tane gereksiniminiz oluşuyordu. Sırasıyla

1. Metin editörü. (Yüksek seveli dillerde program yazmak için)
2. Compiler dediğimiz editör yani bizim kullandığımız. Yüksek seviyeli dili işlemcinin anlayacağı dile çeviren program. (hex. uzantılı dosya oluşturan program)

3. Oluşturulmuş olan bu .hex uzantılı dosyayı Pic in içine atmak için gerekli yardımcı program (Buraya kadar olan kısım yazılımsal ihtiyaçlardır)

4. .hex uzantılı dosyayı Pic ile buluşturmak için ara aparat (programlayıcı)

5. Pic’in içerisindeki programı icra etmek için hazırlanmış ve tasarlanmış özel devre.

6. Besleme ünitesi. (Bu bahsettiğim sıralayarak yazmaya çalıştığım en basit işlevleri yani mesela 2 tane LED yakmanız için gerekli minimum yazılımısal donanımsal gereksinimdir.) Bu kadar gereksinim mantıksal devre tasarımı yapan nesil için çok basitti yani benimde içinde bulunduğum nesil için bu kadarcık gereksinim “Kadı kızının kusuru” kadardı yani hiç görüldü. Pic’ler kendinden önceki neslin yani Lojik devrelerin hantal yapısını ortadan kaldırdı. Ancak bu da elektronik dünyası için yeterli değildi.

Eğitim dünyasında ve iş dünyasında Pic’in bu göreceli çok gereksinimli nazlı haline çözümler arandı ve bulundu ama bu çözümler hep lokal seviyede kaldı. Yani o işletmeyi yada o eğitim kurumunun sınırlarını çok aşamadı. Bu arayışın sonucu olarak Arduino’nun kapılarının açılmasına neden oldu. Arduino platform olarak çok basit ve çok can alıcı özelliği ile geldiği için çok kısa sürede elektronik dünyasını en temelden sarstı. Firma resmi ifadesi ile “Arduino Açık Kaynaklı bir platformdur.” (OPEN Source) Yani Arduino ile yaptığıunız projeler için ürettiğiniz yazılım ve donanım için kimseye telif hakkı ödemezsiniz. Firmanın aldığu bu karar Arduino platformunun son 2-3 yıl içerisinde çığ gibi büyümesine sebebiyet verdi. Bunun yanında kendince bazı özellikleri de Pic’e göre çok daha cazipti. Arduino karşımıza biraz giyinik çıktı zira Pic Arduinoya göre çok çıplaktı. Yani Arduino kart üzerinde devresi tasarlamış beslemesi verilmiş harici bir programlayıcıya ihtiyaç duymadan daha bağımsız olarak çıktı. Neredeyse Pic’in yarısı kadar yazılım ve donanıma ihtiyaç duyuyordu.

Arduino ile ilgili yazıma buradan ulaşabilirsiniz.

1. Arduino.ide yazlımı (bu yazılım hem derleyip hem .hex dosyasını oluşturup Arduinoyada gönderiyor)

2.Arduino’nun kendisi.

3.Arduino’nun kontrol edeceği devre.

Türüne göre Pic’ler kadar performans veren fakat Pic’ler kadar gereksinime duymayan Arduinolar dünyada olduğu kadar ülkemizde de yankı buldu. aşağı yukarı 2-3 sene içerisinde Arduinoya duyulan ilgi katlanarak arttı. Hatta mesleği elektrik-elektronik olmayan meslek grubu bile Arduino sayesinde elektronik dünyasına merhaba dediler. Özellikle bilgisayar ve makineciler bunun önemli iş sektörü örnekleridir. Gördüğüm kadarıyla gün geçtikçe Arduino platformuna duyulan ilgi artmaktadır. Artan bu ilgi karşısında Piclerin çok uzun ömürlü olmamayacağını düşünüyorum.

Mustafa KARAKAŞ 2015
kaynak: http://roboturka.com/arduino/arduino-mu-pic-mi/
25
Ürün tanıtımları / Makeblock Mbot
« Son İleti Gönderen: Hasan ERTÜRK 27 Aralık 2018, 20:41:53 »
MakeBlock Mbot. Sıfır vitrin ürünüdür. Monte edilmiş çalışır durumda. Uygun fiyata bırakacağım 400 TL. Kargo masrafı alıcıya aittir. Arzu edenler bu ürünle beraber MakeBlock mBot İnteraktif Işık ve Ses Eklenti Paketini de 70 tl ye alabilir.     



Satın almak için tıklayınız.
26
Duyurular / Silinen üyelikler hakkında
« Son İleti Gönderen: Hasan ERTÜRK 11 Aralık 2018, 09:29:09 »
resim13.10.2018 ve 15.10.2018  tarihlerinde sitemize yapılan iki saldırı neticesinde 2000 kadar üyemizin üyeliğinin bilgimiz dışında silindiği tespit edilmiştir. Silinen bu üyelikler 11 KASIM 2018 tarihinde alınmış olan veritabanı yedeğinden tespit edilerek mevcut veritabanına 11 aralık 2018 tarihi itibarıyla eklenmiştir. Silinen üyelikler her ne kadar telafi edilmiş olsa da vermiş olduğumuz rahatsızlık nedeniyle özür dileriz. Üye girişinde problem yaşayan üyelerimiz 05360359766 whatsapp destek hattından destek alabilirler.
27
Led ve Buton uygulamaları / 19. Senaryo: Led buton uygulaması
« Son İleti Gönderen: Hasan ERTÜRK 10 Aralık 2018, 23:18:10 »
Senaryo:
Butonun basılı olduğu sürece ledin yanması ve butonun bırakılması durumunda ledin 2 saniye sonra sönmesi istenmektedir.

Gerekli düzeneği delay kullanmadan arduino ile tasarlayıp çalıştırın.

<iframe width="640" height="385" src="//www.youtube.com/embed/s4yUCKgYp6M?fs=1&start=" frameborder="0" allowfullscreen></iframe>

Kod: [Seç]
int led1=9;
int button=12;
unsigned long onceki_zaman = 0;
const long bekleme_suresi = 2000;
int led_durum=LOW;


void setup()
{
  pinMode (led1, OUTPUT);
  pinMode (button, INPUT);
}
void loop()

  unsigned long simdiki_zaman = millis(); 
  if (digitalRead(button)==HIGH  && led_durum==LOW) {digitalWrite(led1, LOW);} 
  if (digitalRead(button)==LOW) {digitalWrite(led1, HIGH); led_durum=HIGH;}
  if (led_durum==HIGH && simdiki_zaman - onceki_zaman >= bekleme_suresi) {digitalWrite(led1, LOW); led_durum=LOW; onceki_zaman = simdiki_zaman;} 
}

 


28
Uzaktan kontrol / Ynt: 15. Ortam sıcaklığının internet üzerinden izlenmesi
« Son İleti Gönderen: Hasan ERTÜRK 10 Aralık 2018, 18:43:19 »
Güncellemeyi tekrar yapın ve yaptıktan sonra esp ve arduinonun enerjisini kesmeden yapmayı deneyin.
29
Uzaktan kontrol / Ynt: 15. Ortam sıcaklığının internet üzerinden izlenmesi
« Son İleti Gönderen: demir1s 10 Aralık 2018, 14:29:47 »
İYİ GÜNLER HERŞEYİ YAPMAMA RAGMEN ESP8266 DAN AT KOMUTLARINA CEVAP GELMİYOR GÜNCELLEME YAPTIM FAKAT YİNE OLMADI
30
Led ve Buton uygulamaları / 18. Led buton uygulaması
« Son İleti Gönderen: Hasan ERTÜRK 06 Aralık 2018, 20:39:32 »
 Devreye enerji verdikten sonra ledin 5 saniye sonra yanması istenmekte.

Led yandıktan sonra butona basılırsa led sönecek ve 5 saniyeyi tekrar saymaya başlayacak. 5 saniye dolunca led tekrar yanacak.

5 saniye dolmadan butona basılırsa sayılan süre resetlenmeyecek.

 




 

Kod: [Seç]
int led1=9;
int button=12;
unsigned long onceki_zaman = 0;
const long bekleme_suresi = 5000;


void setup()
{
  pinMode (led1, OUTPUT);
  pinMode (button, INPUT);
}
void loop()

  unsigned long simdiki_zaman = millis();
  if (simdiki_zaman - onceki_zaman >= bekleme_suresi) {digitalWrite(led1, HIGH);}

  if (digitalRead(button)==HIGH && simdiki_zaman - onceki_zaman >= bekleme_suresi){digitalWrite(led1, LOW); onceki_zaman = simdiki_zaman;} 
}

Sayfa: 1 2 [3] 4 5 ... 10